21 Haziran 2012 Perşembe

orijinalinden iyi yorumlar vol.3

bazı şarkıları neden sevdiğinizi bilemezsiniz. o an içinde bulunduğunuz durumla da hiç alakaları yoktur halbuki ama gün olur, devran döner, o şarkı yerine 'cuk' diye oturuverir. birden bire kafanızda çalmaya başlayıverir. sizin beste yapmaya, söz yazmaya başlama zamanınız geliverir...

işte bu da öyle bir şarkı. aslında tam anlamıyla cover sayılmıyor belki önceki örnekler gibi. Nilüfer'in 12  rock şarkıcısı/grubuyla oluşturduğu 12 Düet albümünden favori parçam budur:


Nilüfer ft. Cingi - Unut Gitsin (2011)

daha önceki yazılara konu olan parçalar gibi, bunu da önce ikinci versiyonu dinleyerek keşfetmiş oldum. açıkçası ilk hali bende ikincisi gibi tüylerimi diken diken eden etkiyi yaratmadı. takdiri size kalmış elbet, buyrun:


Nilüfer - Unut Gitsin (1997)

şarkılar bekler...

z.

8 Haziran 2012 Cuma

nice to ''know'' you...


bundan nereden baksan 8-9 yıl kadar önce bir barda tanımadığım 30 küsür yaşında bir adam bana aynen şunu dedi:

''günün birinde, belki 27 yaşına geldiğinde, insanları kitap gibi okuyacaksın. kim ne diyor, onu derken aslında ne demek istiyor anlayacaksın.''

konu buraya neden ve nereden gelmişti, bu lafı satmak için neden beni seçmişti ve neden 27 bilinmiyor. şimdi 28 yaşındayım, bahsi geçen olgunluğa az çok eriştiğimi düşünüyorum ''yılların tecrübesi''yle, büyük konuşmuş olmak istemem.

bildiğim -ve son zamanlarda aklıma düşüp duran- şeyse şu; dostluk denen şey en basit tanımıyla
karşındakini tanıdığına pişman olmamak
ve daha da önemlisi
karşındakini seni tanıdığına pişman etmemek
üzerine kuruluyor.

belki de sadece buna dikkat etmek yeterli, gerisi geliyor.

çoğu zaman birileriyle tanışırken ''memnun oldum'' demeyi saçma bulmuşumdur zira o an sadece adını öğreniyorum. ''tanışmak'' ise ayrı bir hikaye.

''merhaba'' demeyi yeğlerim, sonrasını zaman gösteriyor.

6 Haziran 2012 Çarşamba

just wait...


burayı ihmal etmişim biraz
kim bilir nerdeydi aklım
hâlâ da dönmüş sayılmaz
yine de meydanı boş bırakmayalım