feridun düzağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
feridun düzağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2011 Çarşamba

orijinalinden iyi yorumlar vol.1

gün geçmiyor ki yeni bir seri başlatmayayım. devamını getirebilsem çok mutlu olucam biliyorum gel gör ki şu güne kadar yazdıklarıma bakılınca serilerimin hepsi '1. Geleneksel Kuşkonmaz Festivali' kıvamında...neyse, yine de hevesim kırılmasın, yapıcam. hepsini halledicem, hiç merak etmiyim. şşş geçti geçti...

işbu seri, başlığından da az çok anlaşılacağı üzere birtakım musiki eserlerinin ilk yayınlanan hallerinden daha şahane yorumları, yani yaygın deyimiyle ''cover''ları hakkında. bundan bir önceki yazımda başlattığım seride ufaktan çaktırdığım üzere benim işim de aşağı yukarı bu bahsi geçen coverlar üzerine lakin biz bu kadar çetrefilli yorumlamalara pek girmediğimizden tutup da sahnede icra ettiklerimize örnek verecek değilim. hayır, henüz o denli sıyırmadım, sağolun.

sanıyorum hepimizin başına gelen bir olaydır coverı orijinal zannetmek. orijinalden önce coverı duymaktan, coverın orijinalin önüne geçmesinden ya da belki de orijinale tevellüdümüzün yetmemesinden kaynaklanan basit bir hata bu elbet. bir de sahneye gelen isteklerde sıkça rastladığımız ''o şarkıyı coverlayanın kabul etmek'' durumu var ki ona hiç girmeyelim, tepem atabiliyor. mesela 'duman'dan beni yak kendini yak' gibi...tövbe tövbeee...

yeterince açıklayıcı olabildiysem ilk örneğimle serinin ilk yazısını tamamlamayı amaçlıyorum. aşağıda önce cover, ardından orijinalini (benim dinleme sıramla yani) bulabileceğiniz Nadas adlı bu güzide eseri kime ait olduğunu bilerek dinlemiştim. lakin öncesinde orijinalini duymuşluğum yoktu. Feridun Düzağaç'ın, gelirini TEGV'e bağışlamak üzere hazırladığı İyilik Güzellikspor albümünde Redd'in de yer aldığını öğrendiğimden beri sabırsızlanıyordum ki albüm elime geçer geçmez ilk dinlediğim parça da tabii ki Nadas oldu. lafı yeterince uzattıysam dinleyebiliriz, buyrun:

not: Redd, yaptığı coverlara klip çekmek suretiyle şarkının orijinalinin mirasını yemek gibi bir düşünceyi benimsemediğinden bu pek de video sayılmaz göreceğiniz üzere:


şimdi de sıra orijialinde. açıkçası -ki bu diyeceğimin Redd sevmemle alakası yok, samimiyetle ve kendi müzik beğenime dayanarak söylüyorum- FD'nin versiyonu sanki parçayı ilk kaydeden Redd'miş hissi uyandırdı bende. sözlerin o muhteşem ağırlığı, FD'nin tekerlememsi, çocuk şarkımsı yorumuyla hafifleyip kayboluyor, gereken etkiyi veremiyor gibi geldi. bir nevi hayal kırıklığı yaşadım da denebilir. bilmem siz de hemfikir olur musunuz ama...oynatalım uğur'cum

 

yukarıda da belirttiğim gibi, sözler FD'nin hayranı olduğum kelime oyunculuğunun çok güzel bir örneği fakat düzenlemesi şarkının yaratması gereken etkiyi alıp götürmüş - bence. sizin de fikrinizi ve burada kıyaslanabilecek parça önerilerinizi almak isterim şayet siz de ''esas bi de şu vardı moruk'' demek isterseniz. bu arada albümü satın almak suretiyle TEGV'e katkıda bulunmak için tık.

11 Ekim 2011 Salı

enteresan istekler vol.1


yaptığım işin en eğlenceli taraflarından biri de sahneye gelen istekler oluyor bazen. hiç gülmeyeceğimiz bir anda güldüreni de var, anlam veremediğimiz de, sitem edeni de, mektup gibi olanı da var, komple setlist şeklinde geleni de...bilmediğimiz şarkılar isteyenlere ise hiç girmeyelim, çıkamayabiliriz. öyle ki bazılarını hiç duymamış, öyle bir sanatçıyı hiç tanımıyor bile olabiliyorum şahsen.

bu postta ise arada bir gelen enteresan peçetelerden birini sizlerle paylaşmak istedim. altında isim yazmadığından sergilemekte sıkıntı duymadığım gibi, "blog benim, istek benim kime ne" diye de düşünmüyor değilim. iyice vurdumduymaz oldu bu da ha!


okunaksız bulanlar için gelsin: "Bundan 15 yıl önce burda "The Doors" çalardı.
Bunun hatrına Feridun Düzağaç'tan bir şarkı rica ediyorum"

isteğin "enteresanlığı" konusunu fazla kurcalamak istemiyorum lakin grupça The Doors - Feridun Düzağaç denklemini kuramadığımız bir gerçek. işin komik tarafı bu istek bana ortadan (tam Feridun Düzağaç'la başlayan satırın üstünden) katlı halde geldiğinden, önce alt tarafı okuyup bunu normal bir F.D. isteği sanmam, cümlenin başını sonra okudum.

işbu kuramadığımız denklemle ilgili de şair burada bana çaktırmadan laf mı sokmuştur, görürsem sorarım. hani "eskiden buralar hep dutluktu" gibi bir kinaye mi söz konusuydu acaba mısralarında? netice itibariyle kim saf, kim akıllı belli değil. heyhat! belki de "The Doors çalardı ama ben sizin ne tarz çaldığınızın farkındayım" demek isteyen bir bilinçli dinleyici de olabilir karşımızdaki.

buna benzer enteresan istekleri elime geçtikçe buradan yayınlama niyetindeyim. bu bağlamda dinlemeciler ayağını denk alabilir ya da bile bile reklam olma amaçlı hummalı çalışmalarına başlayabilirler.

hürmetler

z.